ULUSLARARASI YATIRIM ZİRVESİ

Sanayi ve Teknoloji Mustafa Bakan Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından “Uluslararası Yatırım Zirvesi” kapsamında düzenlenen panele telekonferans yöntemiyle katıldı.

Buradaki konuşmasında, küresel ve yerli yatırımların önemli ölçüde arttığını belirten Bakan Varank, “2002 yılı öncesinde çok düşük miktarlarda gerçekleşen doğrudan yatırım girişleri, son 18 senenin toplamında 222,5 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde yıllık bazda 22 milyar dolarlara ulaşan doğrudan yatırım girişleri oldu.” diye konuştu.

TÜRKİYE’YE GÜVEN

Ekonomi yönetiminde yeni bir döneme geçildiğini anımsatan Varank, Hazine ve Maliye, Ticaret ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının tüm güçlerini birleştirdiğini dile getirdi. Varank, bu süreçte izlenen stratejiyi anlatarak, “Serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, şeffaf ve öngörülebilir politikalarla makroekonomik istikrarı odağımıza aldık. Tüm tarafları dinleyerek hazırladığımız ekonomi ve hukuk alanındaki kapsamlı yapısal reformları zaman kaybetmeksizin hayata geçireceğiz. Bu adımlar, Türkiye’ye olan güvenin hızlanarak artmasına katkı sağlayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ”

Son dönemde sermaye akışındaki yönelime dikkati çeken Varank, şöyle devam etti:

Türkiye son dönemde gelişen piyasalara yönelen sermaye akışından en fazla faydalanan ülkelerden biri oldu. Uluslararası portföy akımlarını incelediğimizde, hem hisse senedi hem de tahviller kanalıyla ülkemize girişlerin güçlü bir şekilde yeniden başladığını görüyoruz. Bu gerçekten önemli ve müspet bir gelişme. Benzer bir durumu, doğrudan yabancı yatırımlarda da görmemiz için hiçbir engel bulunmuyor. Önümüzdeki fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz.

“STRATEJİMİZDE SON AŞAMAYA GELDİK”

Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisi’ne değinen Varank, “Daha katma değerli yatırımları ülkemize kazandırmak için Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile iş birliği içinde ülkemizin ilk Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisi’ni hazırlamaya başladık. Bütüncül ve kapsayıcı bir yaklaşımla stratejiyi hazırlarken, küresel pazardaki eğilimleri, sahip olduğumuz avantajları ve ihtiyacımız olan ‘nitelikli’ yatırımları detaylı analiz ettik. Son aşamaya gelmiş durumdayız. Çalışmalarımızı aralık sonunda tamamlayıp, 2021’in başında Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejimizi kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz.”

“YENİLİKÇİ ÜRÜNLERİ TÜRKİYE’DEN ÇIKARABİLİRİZ”

Varank, doğrudan yabancı yatırımların rekabet gücü kazanma, istihdam oluşturma ve Ar-Ge ekosistemini besleme yönleriyle kritik öneme sahip olduğunu belirterek, “Ülkemizde bulunan ya da yeni yatırım yapmayı planlayan global şirketlerden öncelikli beklentimiz, çok güçlü olan tedarikçilerimizden en iyi şekilde faydalanmaları. Global şirketlerin, erken dönem girişimcilere sipariş vermesi ve onları teknoloji tedarikçisi olarak kullanması, aslında her iki taraf açısından da büyük avantajlar getiriyor.” dedi.

GİRİŞİM SERMAYESİ FONLARI

Girişimcilik ekosistemindeki temel sorunlardan birinin finansa erişim olduğuna işaret eden Varank, bunun önüne geçebilmek için girişim sermeyesi fonları kurmaya başladıklarını hatırlattı. Varank, küresel şirketlerin bu fonlara yatırım yapıp, start-up’ların ve scale-up’ların rekabet gücü kazanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YALIN ÜRETİM

Sanayinin dijital dönüşümünü ve yalın üretimi teşvik etmek üzere, model fabrikalar açtıklarını ve çeşitli teşvik mekanizmalarıyla KOBİ’leri desteklediklerini aktaran Varank, “Bu noktada global firmalardan beklentimiz, ana merkezlerinde sahip oldukları teknolojik yetkinlikleri, Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetlerini ülkemize taşımaları.” diye konuştu.

FIRSAT PENCERESİ

Varank, Türkiye sanayisinin, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında, zor zamanlarda nasıl inovatif çözümler üretebileceğini ispatladığına dikkati çekerek, “Bu çözümlerin, uluslararası iş birlikleriyle çok daha başka bir seviyeye ulaşacağını düşünüyorum. Dünyanın konuştuğu teknolojileri, yenilikçi ürünleri Türkiye’den çıkarabiliriz. Önümüzde mutlaka değerlendirilmesi gereken bir fırsat penceresi var.” şeklinde konuştu.

TEDARİKÇİ ALTYAPISI

Türkiye’nin teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna gelme hedefine işaret eden Varank, yüksek teknolojiye sahip global firmaların, Türkiye ekosisteminde yer almasının tedarikçi firmaların da kabiliyetlerini bir üst basamağa taşıyacağını dile getirdi. Varank, bu durumun, tedarikçi altyapısını geliştirdiği gibi küresel inovasyon merkezi olma hedefine de katkı yapacağını ifade ederek, bu alanda sahip olunan imkan ve avantajları anlattı.

TEKNOLOJİ DEVLERİYLE İŞ BİRLİĞİ

Küresel teknoloji devleriyle geliştirdikleri iş birliklerine de değinen Varank, şunları kaydetti:
IBM ile yapay zeka alanında, kimya ve demir yolu sektörlerine yönelik iş birliği projeleri geliştiriyoruz. Bunun gibi iş birlikleri, insan kaynağımızın niteliklerini daha da ileri taşıyıp, yeni yatırımların ülkemize kazandırılmasında kritik rol oynayacak. Türkiye, güçlü altyapısı ve sürekli gelişen ekonomisiyle önümüzdeki dönemde küresel inovasyon merkezi olma yolunda hızla ilerleyecek.

“PANDEMİ SONRASI DÖNEM”

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının, tüm dünyada dengeleri sarstığına işaret ederek, bu yıl küresel ticaretin yüzde 9,2 ve uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 40 daralmasının beklendiğini bildirdi. Turizm ve hizmetler sektörünün çok ciddi darbeler aldığını vurgulayan Elvan, “Tüm bunların sonucu olarak 2020’de global küçülmenin yüzde 4,4 olması bekleniyor. Tabii bu görünüm, salgının seyri ve aşı-ilaç alanında katedilecek mesafeye göre hızlı bir iyileşme ve canlanma sürecine de girebilir. Dolayısıyla pandemi sonrası dönem, aslında pek çok fırsatı beraberinde getiriyor.” diye konuştu.

Türkiye’nin, kendilerine yeni ve güvenilir limanlar arayan yatırımcılar için çok cazip imkanlar sunduğunu anlatan Elvan, “Türkiye’yi yatırımlarda cazibe merkezi yapmak adına ekonomi ve hukuk alanında yeni bir seferberlik başlattık.” dedi.

“POTANSİYEL YATIRIM ALANI”

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımların artmasını çok önemsediklerini belirterek, “Türkiye genelinde 81 ilimiz uluslararası doğrudan yatırımcı için potansiyel yatırım alanı. Sadece belli merkezlerde değil, ülke genelinde üretim, yatırım ve ihracat potansiyeli var.” diye konuştu.

İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’ne değinen Pekcan, “Dünyada teknoloji yatırımı, üretimi ve ihracatıyla büyüyen ülkelere baktığınız zaman, buralarda genelde teknoloji yatırımlarının ihtisas serbest bölgelerinde yapıldığını ve buralarda teknoloji yatırımlarının, üretimin ve ihracatın büyüyerek o ülkenin büyümesine katkı yaptığını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir