FETÖ’nün Basına Soktuğu Şeytani Alışkanlıklar Devam Ediyor…

15 Temmuz ve sonrası milletimiz ve devletimiz tarafından hain FETÖ’ye karşı büyük mücadele verilmiştir. Bu uğurda vatansever emniyet ve silahlı kuvvetlerimiz ile gençlisinden yaşlısına, çoluk, çocuğundan kadınına kadar korkusuzca mücadele eden tüm vatan evlatlarının kahramanlıkları dillere destan olmuş, şanlı Türk tarihine altın harflerle yazılmıştır.

Bu vesile ile Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum.

Bu başarılı mücadele ile FETÖ tarafından basına sokulan kötü alışkanlıkların da doğal olarak son bulması bekleniyordu. Maalesef bu kötü alışkanlığı bir şekilde içselleştirmiş kişilerin kumpas ve alavere işlerine devam ettiğini görmek ülkemiz ve aydın adına son derece kaygı vericidir…

FETÖ tarafından;
Kumpas,
Alavere dalavere,
Devleti ve Kurumlarını zayıflatmak, hedef tahtasına oturtmak,
Toplumda Devlete güvensizlik duyguları aşılamak,
Hukuka, adalete güveni sarsmak,
Ahlaki yozlaşmayı körüklemek,
Dini duygularda temel güvensizlik oluşturmak,
Travma yaratmak,
Sosyal patlamayı hedeflemek. Hukuka aykırı kitlesel eylemler için algı oluşturmak,
Kişilerin mahrem alanına sızarak ifşa etmek,
İstemedikleri üst düzey yöneticileri ve kurum amirlerini itibarsızlaştırmak,
Milletin değer yargılarını dumura uğratmak,
Kültürel farklılıkları toplumda derin ayrışmalara sebep olacak şekilde işlemek,
Sürekli olumsuz haber ve yazılara yer vererek infial ve çaresizlik hedeflemek,
Gazeteciliğin cılkını çıkartmak,
Bilgi kirliliği oluşturularak doğru bilgiye ulaşmayı engellemek,
Yanlış ve yanlı haberlerle yerli üretimi aşağılamak, yerli ekonomiyi çökertmek,
Bürokrasiye tehditvari emrivakilerde bulunmak, işleyişi bozmak,
Siyaset kurumunu yıpratmak,
Takiye yapmak,
Nüfuz casusluğu yapmak,
Dış güçler namına sözcülük yapmak,

Vb. Şeytani alışkanlıklar, maalesef Türk basın hayatına sokulmuş ve gazeteciler arasında geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Bu şeytani alışkanlıkların kaynakları araştırıldığında ana kaynağın Fetö terör örgütünün basın yapılaşması olduğu şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

15 Temmuz öncesi ve sonrası fetö destekli basın kuruluşlarında görev yapan gazetecilerin ortak hareket merkezinin yukarıda saydığımız şeytani ilkeler olduğu artık Türk kamuoyu tarafından bilinmektedir. Acı olanı ise, yeni yetişen gazetecilerin fetö nün bu şeytani alışkanlıkları gazetecilik sanarak hainliğe hizmet ettiklerinin farkında olmamalarıdır!

Fetö nün basına verdiği en büyük zarar işte bu şeytani alışkanlıklardır. Bugün itibariyle bazı kripto basın mensuplarının bu kötü alışkanlıkları devam ettirdiklerini görüyoruz. Bu hareketleri bazı basın mensuplarını da özentiye sevk ettiğini üzülerek izliyoruz.

Başta belirttiğimiz Şeytani uygulamalara tüm basın mensuplarının dikkat etmesi elzemdir. Bu şeytani uygulamalara tevessül edip başvuranların eninde sonunda ilahi tokadı yiyeceklerini unutmamaları kendileri için her şeyden önemli olmalıdır.

Bekir Aygül
Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir